Orijinalini görmek için tıklayınız : İslamiyet
Sayfa :
[
1]
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
- cumanız mübarek olsun
- delik kova
- aşure ayının ehemiyeti
- ölmeden ölenler
- Sevgilinin Sevgililerini Sevmek
- Sefer Der Vatan
- Tasavvufun Gayesi: Olgun İnsan
- [ FAKİR VE KÖR ]
- [ KURAN AHLAKIYLA AHLAKLANMIŞ BİR MÜSLÜMAN NASIL OLMALI ]
- bir dua
- ~yağmura vesile olan namaz~
- ALLAH demek
- Şeytanın Itirafları....efendimize(sav)..
- İnanmak ne demek?
- 32 farz nedir?
- Amel imandan parça değildir
- İman azalıp çoğalmaz
- Doğru iman ve amel
- Mutluluk
- okuyuşları nakşediyor.
- mezardan çıkan adam
- mutlak okuyun
- azrailin en çok sevindiği ve üzüldüğü şeyler
- Ehl-i kitaptan bir kısmı
- Eğer yine
- Ey ehl-i kitap! İbrahim
- İşte siz böyle kimselersiniz!
- Gerçek, Rabbinden
- Allah buyurmuştu ki:
- İnkâr edenler
- İman edip
- Yahudiler) tuzak kurdular;
- O, sâlihlerden
- Meryem: Rabbim! dedi,
- Hani melekler demişlerdi:
- Zekeriyya: Rabbim!
- Bunlar birbirinden
- Onu doğurunca,
- Orada Zekeriyya,
- De ki: İçinizdekileri
- Herkesin, iyilik olarak
- Geceyi gündüze katar,
- İşte bunlar dünyada
- Onların bu tutumları:
- Fakat, onları gelmesinde
- Bu nimetler) "
- Resûlüm!) İnkâr
- Bilinmelidir ki
- Onlar şöyle yakarırlar:)
- Rabbimiz!
- Sonra ölümünüzün
- Ve sizi bulutla gölgeledik
- İsrailoğullarına:)
- O davranışlarınızdan sonra
- Öyle bir günden korkun ki,
- Hatırlayın ki,
- Bilerek hakkı
- Namazı tam kılın,
- Dedik ki: Hepiniz cennetten inin!
- İnkâr edip
- Ey İsrailoğulları!
- Biz: Ey Âdem!
- Şeytan onların
- Bu durum devam ederken Âdem
- Melekler:
- Bunun üzerine: ) Ey Âdem
- O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı.
- Hatırla ki Rabbin meleklere:
- İman edip iyi davranışlarda
- Şüphesiz Allah (
- Bunu yapamazsanız
- Yahut (onların durumu),
- (O esnada) şimşek sanki gözlerini çıkaracakmış gibi çakar,
- Onlar sağırlar
- Onların (münafıkların) durumu,
- Bu münafıklar)
- Gerçekte,
- Onlara: İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin,
- Onlara:
- Şunu bilin ki,
- Onların kalblerinde bir hastalık vardır
- Gerçek şu ki,
- Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir.
- İşte onlar,
- Onlar gayba inanırlar
- Yine onlar,
- Haydİ, Namaz SeferberlİĞİne ! ___
- Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı
- einstein in tanriya nedeni
- Ayet-el Kürsi ve Fazileti
- Peygamberimizin Dogumu
- Muhammed ( A.s) Vahy Gelisi
- Hazreti Haticenin Peygamberimizi Verakaya Götürmesi:
- zaman o babasına
- Allahu Teâlâ’nin Varliğinin Ispati
- Sonra guruplar kendi aralarında
- Onlar, bizim huzurumuza
- Resûlüm!) Sen onları
- Yeryüzüne ve onun
- Beni anneme saygılı kıldı;
- Doğduğum gün, öleceğim
- İşte, hakkında şüphe
- Bunun üzerine Meryem
- Nerede olursam olayım
- Aşağısından (İsa yahut melek)
- Hurma dalını kendine
- Nihayet onu (kucağında
- Doğum sancısı onu
- Melek: Öyledir,
- Meryem ona hamile
- Meryem: Bana
- Melek: Ben, yalnızca,
- Tarafımızdan ona
- Ana-babasına
- Doğduğu gün
- Meryem, onlarla kendi
- Zekeriyya: Rabbim
- Allah: Öyledir, dedi;
- O: Rabbim! dedi,
- Bunun üzerine
- Rabbim! dedi,
- Doğrusu ben,
- "Allah, sizin için
- Iman edip salih
- Bu,) Rabbinin,
- Hani o, gizli
- Allah, insanı ancak gücünün
- Rabbimiz, bize gücümüzün
- Kardeşleri Lût onlara
- Nihayet emrimiz gelince
- Rabbin katında damgalanmış
- Lût kavmi de hak
- Dedi: "Ah, size karşı
- Melekler dediler: "Biz
- cevabı sadece
- ve ailesini
- Üzerlerine bir de yağmur
- Senin kızlarında hakkımız
- Bunun üzerine onları,
- Nihayet Sâlih
- Lût... Toplumuna şöyle
- kadınları bırakip
- Çünkü o gün)
- Gözleri ?korkudan
- Sur?a üfürüleceği gün
- Dağları yürüteceğimiz gün, yeri
- Biz o gün, bir kısmını
- Sur?a üfürülmüştür;
- Gözleri ?zillet ve dehşetten
- Onların tümünü toplayacağımız
- O gün, onların tümünü
- Gökyüzünün erimiş
- Sana dağlar hakkında soruyorlar
- Yer, o şiddetli sarsıntısıyla
- Artık sur?a tek
- Yıldızlar ?örtülüp (ışıkları
- Sur?a üfürüleceği
- Ve dağlar darmadağın
- Andolsun, sen
- Bu ayırma
- O aşağılatıcı,
- Derler ki:
- Bizim, göğü
- O gün, o çığlığı
- Öyleyse sen onlardan
- onlar, kıyamet-saatinin kendilerine
- Hayır, onlara apansız
- Onlar, yalnızca
- İşte o, yalnızca bir
- Suçlu-günahkarlar
- İnsanları sorgulama
- Ki Allah, hak olmak
- Onlar, hiç şuurunda değilken
- Vakıa (kesin bir
- Şüphesiz, size
- De ki: ?Allah
- Derler ki: ?Eğer doğru
- O yaklaşmakta olan
- Bizim, göğü kitabın
- Göklerin, yerin
- ne zaman demir atacakş
- Göklerin ve yerin
- İnsanlar, sana kıyamet
- Onlar: ?Eğer doğru
- Bilin ki gerçekten
- Kıyamet-saatinin ilmi
- Şüphesiz o hüküm (fasl
- Saatin (kıyametin
- Şimdi Allah?ın
- Gece ile gündüzün
- Ölü toprak kendileri için bir
- insanlar, eğer dirilişten
- Şüphesiz, göklerin
- gökten su indirdi, ölümünden
- ölüden diriyi
- Allah, rüzgarları gönderir
- Taneyi ve
- Şüphesiz küfredip
- ölüden diriyi çıkarır
- derlerdi ki: ?
- Rahmetinin önünde rüzgarları
- Oysa sen, yalnızca, bize
- Rabbim, Sen bana
- De ki: ?şüphesiz benim
- ; ne, kötülükleri yapıp
- Ya da (bunlar) karanlıklar
- Andolsun, siz onunla karşılaşmadan
- edenler, derler ki: ?(
- Binlerce kişinin ölüm korkusuyla
- ki: ?Eğer ölümden veya öldürülmekten
- Kıyamet saatinin
- Her nerede olursanız
- De ki: ?Elbette sizin
- Gerçek şu ki, dirilten
- Gerçek şu ki, göklerin
- O?ndan başka ilah
- aranızda ölümü
- Şüphesiz biz, gerçekten
- Senden önce hiç bir beşere
- izni olmaksızın hiç bir nefis
- Doğrusu, öldüren
- Her nefis ölümü tadıcıdır
- Sonra bunun ardından
- Gerçek şu ki,
- Allah sizi yarattı
- Kıyamet saatinden
- Yaklaşarak
- Kıyamet gününün
- Kıyamet günü
- Allah kafir
- Bütün insanlar
- Ölümden sonra
- Yaşatan ve
- İnsan ne kadar
- Ölümden ancak
- İman edenler
- İnkarcıların öleceklerini
- İbrahim bunu, belki dönerler
- Her insan
- Rabbinin rahmetini
- Fakat kendilerine Hak
- Sonunda bize geldiğinde,
- Şüphesiz bu şeytanlar
- Ya biz seni (bu dünyadan)
- Sağırlara sen mi
- Onlara, "(Bu temenniniz)
- Yahut da, onlara yaptığımız
- Öyle ise sana
- Onlar azabı görünce)
- Onlara gösterdiğimiz
vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.