selena
05-07-2008, 01:05 AM
Kısırlık
Üyemiz: BALLIM
3 yıllık evliyim, evliliğimizin son 13 ayını bebiş sahibi olabilmek için geçirdik, ama maalesef çok sık duymaya başladığım "Açıklanamayan kısırlık" teşhisi ile karşı karşıya kaldım. İlk denemeye başladığım aylarda sanki hemen hamile kalacakmışım gibi çok heyecanlıydım. Kimseler bana "aman ha! sakın heveslenme, bu iş o kadar da kolay değil" demedi. Nedense bu tarz şeyler hep ayıp ve utanç vericiymiş gibi konuşulmaz. Halbuki ne kadar yanlışmış. Bana yol göstermeyen
herkese çok kızıyorum. Ben ne yaşıyorsam herkese anlatmaya başladım; bilsinler bu işin ne kadar da uzun soluklu bir yol olduğunu. Adetlerim 1,2,3,4 … olmaya başlayınca beni bir korku sardı."galiba bir sorun var" ve ben hemen okunacak ne varsa kitap-internet vs... herşeyi okumaya başladım. Bazı testleri kendim gidip, bazılarını da şu anda çok sevdiğim doktorumun desteği ile yaptırdım. Normal şartlarda 1 yıldan önce hiç bir girişim yapılmıyormuş, ama ben çok sabırsız olduğum için 1 yılın sonunda tüm tetkikler yapılmıştı (rahim filmi, FSH, T1-2-3-, Prl. Semen….. ne varsa).
Sonuç açıklanamayan kısırlık. Tabii bu aşamaya gelene kadar yaşadığımadet günlerinde hep allaha dua ederdim. Elimi karnımın üzerine koyarak derdim ki: "Lütfen eğer oradaysan, sıkı sıkı tutun, sakın düşme ve lütfen orada kal". Ama her regli zamanlarımı büyük bir hayal kırıklığı ve hıçkırıklar…
Ben hamile kalmaya niyetlendikten sonra tüm arkadaşlarımın teker teker hamile kaldıklarını öğrendikçe içimden birşeyler sızlamaya başlar oldu. Ben hiç kıskanç olmayan biriyim ama onları kıskanmaya ve onlarla olan sohbetlerimde sertleşmeye başladım. Öyle ki onları aramaz olmuştum (elimde değildi). Ama sonra bunun bana daha çok zarar verdiğini ve onları kırdığımı gördükçe kendi kendime kızmaya başladım.
Düşünüyorum da kolayca hamile kalan insanlar ( tüm bu kısırlık dünyasından habersiz) acaba ne kadar şanslı olduklarını hiç düşünmüşler midir? Bazen duyarım anneler (genellikle kolayca hamile kalanlar) bebekleri ile ilgili şikayet ederler: "Ay, bu gece hiç uyumadı, hep ağlıyor, ne olacak canım, mama ver, poposunu temizle, uyut, yine yine aynı şeyler". Ben eğer o çok istediğim bebişime sahip olursam asla böyle şeyler söylemeyeceğim, benim için onunla geçen her dakika çok kıymetli olacak. Biliyorum bebekler büyüdükleri zaman bu kadar fedakarlığı anlamayacaklar ama zaten anne olmak tek taraflı bir vicdan işidir, karşılıksız, hiç birşey beklemeden.
Şu anda 1.ci aşılama denemesini gerçekleştirdik, o esnada canım çok yandı ve "allahım bebek sahibi olmak isteyen herkese yardımcı ol. Ve yine "LÜTFEN ORADA KAL " diye dua ettim, ama nedense içimde hiç bir ümit yok.
Artık bu iş o kadar teknik ve matematiksel oldu ki, hiç bir şekilde olayın romantizmi ve sürpriz kısmı kalmadı. Halbuki ne hayaller kurmuştum. Hamile olduğumu öğrenince bebişimizin USG resmini bir zarfa koyup güzel bir kutu içinde eşime hediye olarak sunacaktım, tabii güzel bir akşam yemeği eşliğinde. Ama şimdi hiç mümkün değil, çünkü her şeyimiz tarihsel olarak takip altında yani ne zaman olup olmayacağını biliyoruz.
Tabii bu uzun maratonda kendimiz ile uğraşmadık. Aile, arkadaş, akraba hepsine bebek ile ilgili beklentileri konusunda hep kaçamak cevap vermek zorunda kaldık ve halen aynı yalanlara devam ediyoruz. " Henüz çocuk sahibi olmak istemiyoruz, işten güçten vakit olmuyor, kış geçsin, yaz geçsin … " gibi bahaneler.
Bir keresinde yaşlı bir akraba olan teyze bana kurban bayramı ziyaretimizde beni çok üzen bir laf etmişti. Kalabalık bir odadayız, etrafta çocuklar var, ben birileri ile sohbet ediyorum. Yaşlı teyze aynen şöyle dedi: "Bak bayram da geldi, seninde böyle çocukların olabilirdi (etraftaki çocukları gösterere) ama artık olmaz, kaldınmı kuru kıçına şimdi". Bey nimden vurulmuşa döndüm. Zaten kendi derdim bana yetiyor, tam kendimi stresten uzak tutuprahatlamaya çalışıyorum, olayları unutmaya çalışıyorum ama unutturmuyorlar, görevleri bu ya , büyükler ya illa ki laf edecekler.İşte böyle arkadaşlar, bebek sahibi olmak adına birçok evde yaşanan hikayelerden birisini sizlerle paylaşmak istedim. Niyetim kimseyi sıkmak veya üzmek değil. Sadece beni anlayan ve aynı dili konuşan birilerinin varlığını hissetmek.
Herkese allahdan bol şanlar dilerim, bir gün hepimizin çok sağlıklı bebeklerimizin olması dileği ile sevgiyle kalın.
http://www.tupbebek.com/?name=News&file=article&sid=207
Üyemiz: BALLIM
3 yıllık evliyim, evliliğimizin son 13 ayını bebiş sahibi olabilmek için geçirdik, ama maalesef çok sık duymaya başladığım "Açıklanamayan kısırlık" teşhisi ile karşı karşıya kaldım. İlk denemeye başladığım aylarda sanki hemen hamile kalacakmışım gibi çok heyecanlıydım. Kimseler bana "aman ha! sakın heveslenme, bu iş o kadar da kolay değil" demedi. Nedense bu tarz şeyler hep ayıp ve utanç vericiymiş gibi konuşulmaz. Halbuki ne kadar yanlışmış. Bana yol göstermeyen
herkese çok kızıyorum. Ben ne yaşıyorsam herkese anlatmaya başladım; bilsinler bu işin ne kadar da uzun soluklu bir yol olduğunu. Adetlerim 1,2,3,4 … olmaya başlayınca beni bir korku sardı."galiba bir sorun var" ve ben hemen okunacak ne varsa kitap-internet vs... herşeyi okumaya başladım. Bazı testleri kendim gidip, bazılarını da şu anda çok sevdiğim doktorumun desteği ile yaptırdım. Normal şartlarda 1 yıldan önce hiç bir girişim yapılmıyormuş, ama ben çok sabırsız olduğum için 1 yılın sonunda tüm tetkikler yapılmıştı (rahim filmi, FSH, T1-2-3-, Prl. Semen….. ne varsa).
Sonuç açıklanamayan kısırlık. Tabii bu aşamaya gelene kadar yaşadığımadet günlerinde hep allaha dua ederdim. Elimi karnımın üzerine koyarak derdim ki: "Lütfen eğer oradaysan, sıkı sıkı tutun, sakın düşme ve lütfen orada kal". Ama her regli zamanlarımı büyük bir hayal kırıklığı ve hıçkırıklar…
Ben hamile kalmaya niyetlendikten sonra tüm arkadaşlarımın teker teker hamile kaldıklarını öğrendikçe içimden birşeyler sızlamaya başlar oldu. Ben hiç kıskanç olmayan biriyim ama onları kıskanmaya ve onlarla olan sohbetlerimde sertleşmeye başladım. Öyle ki onları aramaz olmuştum (elimde değildi). Ama sonra bunun bana daha çok zarar verdiğini ve onları kırdığımı gördükçe kendi kendime kızmaya başladım.
Düşünüyorum da kolayca hamile kalan insanlar ( tüm bu kısırlık dünyasından habersiz) acaba ne kadar şanslı olduklarını hiç düşünmüşler midir? Bazen duyarım anneler (genellikle kolayca hamile kalanlar) bebekleri ile ilgili şikayet ederler: "Ay, bu gece hiç uyumadı, hep ağlıyor, ne olacak canım, mama ver, poposunu temizle, uyut, yine yine aynı şeyler". Ben eğer o çok istediğim bebişime sahip olursam asla böyle şeyler söylemeyeceğim, benim için onunla geçen her dakika çok kıymetli olacak. Biliyorum bebekler büyüdükleri zaman bu kadar fedakarlığı anlamayacaklar ama zaten anne olmak tek taraflı bir vicdan işidir, karşılıksız, hiç birşey beklemeden.
Şu anda 1.ci aşılama denemesini gerçekleştirdik, o esnada canım çok yandı ve "allahım bebek sahibi olmak isteyen herkese yardımcı ol. Ve yine "LÜTFEN ORADA KAL " diye dua ettim, ama nedense içimde hiç bir ümit yok.
Artık bu iş o kadar teknik ve matematiksel oldu ki, hiç bir şekilde olayın romantizmi ve sürpriz kısmı kalmadı. Halbuki ne hayaller kurmuştum. Hamile olduğumu öğrenince bebişimizin USG resmini bir zarfa koyup güzel bir kutu içinde eşime hediye olarak sunacaktım, tabii güzel bir akşam yemeği eşliğinde. Ama şimdi hiç mümkün değil, çünkü her şeyimiz tarihsel olarak takip altında yani ne zaman olup olmayacağını biliyoruz.
Tabii bu uzun maratonda kendimiz ile uğraşmadık. Aile, arkadaş, akraba hepsine bebek ile ilgili beklentileri konusunda hep kaçamak cevap vermek zorunda kaldık ve halen aynı yalanlara devam ediyoruz. " Henüz çocuk sahibi olmak istemiyoruz, işten güçten vakit olmuyor, kış geçsin, yaz geçsin … " gibi bahaneler.
Bir keresinde yaşlı bir akraba olan teyze bana kurban bayramı ziyaretimizde beni çok üzen bir laf etmişti. Kalabalık bir odadayız, etrafta çocuklar var, ben birileri ile sohbet ediyorum. Yaşlı teyze aynen şöyle dedi: "Bak bayram da geldi, seninde böyle çocukların olabilirdi (etraftaki çocukları gösterere) ama artık olmaz, kaldınmı kuru kıçına şimdi". Bey nimden vurulmuşa döndüm. Zaten kendi derdim bana yetiyor, tam kendimi stresten uzak tutuprahatlamaya çalışıyorum, olayları unutmaya çalışıyorum ama unutturmuyorlar, görevleri bu ya , büyükler ya illa ki laf edecekler.İşte böyle arkadaşlar, bebek sahibi olmak adına birçok evde yaşanan hikayelerden birisini sizlerle paylaşmak istedim. Niyetim kimseyi sıkmak veya üzmek değil. Sadece beni anlayan ve aynı dili konuşan birilerinin varlığını hissetmek.
Herkese allahdan bol şanlar dilerim, bir gün hepimizin çok sağlıklı bebeklerimizin olması dileği ile sevgiyle kalın.
http://www.tupbebek.com/?name=News&file=article&sid=207