PDA


Orijinalini görmek için tıklayınız : HLA-G ne kadar yararlı?


doktorkız
05-07-2008, 01:05 AM
Tüp bebek

Her geçen gün yeni yöntemlerin keşfedilip uygulandığı tüp bebek tedavisi konusunda son dönemde gündeme gelen HLA-G gerçekten bir mucize mi yoksa sadece hastalara gereksiz umut vaad eden bir uygulama mı? Uzmanların değerlendirmesini bu yazımızda bulabilirsiniz.

Tüp bebek tedavisinde
hangi embriyonun rahime yerleşebileceğinin önceden saptanabileceği ve bu
yöntemle gebelik oranlarının yükseltilebileceği söylemleri son dönemlerde hem
basının hemde tıp çevrelerinin gündemini meşgul ediyor.
Pek çok hastalığın
tedavisinde olduğu gibi, üreme sorunu konusunda henüz kesinleşmemiş, ön çalışma
ve araştırma evresinde olan gelişmeler mağdurlara çözüm yolu olarak gösteriliyor.
Tedaviye ihtiyaç duyan insanlar tarafından yeni bir umut ışığı olarak görülen bu
gelişmeler hastalar arasında büyük heyecan yaratırken pratiğe
dönüştürüldüklerinde çoğu zaman hayal kırıklığına neden oluyor.

Embriyo transferinde
yaygın yöntem nedir?

Günümüzde embriyo
transferi yapılırken başvurulan yöntem genel olarak embriyoların şekilsel
özelliklerinden ve bölünme hızlarından yararlanmak. Bunun dışında embriyoları 5
- 6. güne kadar kültür ortamında bekletilip gelişim potansiyeli en iyi olan
embriyoların belirlenmesi veya genetik olarak incelenmesi sonucunda normal
embriyoların saptanması gibi yöntemler de seçimde kullanılabiliyor. Tüm bu
kriterlerin uygulanması neticesinde gebelik oranları artarken bazı hastalarda
uygulama yine de gebelikle sonuçlanmayabiliyor.

HLA-G yöntemi nedir?

Son dönemlerde yapılan
bazı çalışmalar embriyoların HLA-G salgılamasının embriyo seçiminde önemli bir
kriter olabileceğini öne sürüyor. HLA-G embriyo tarafından salgılanıyor ve
embriyonun annenin bağışıklık sistemi tarafından rededilmesini engellediği
düşünülüyor. Bu nedenle de embriyonun rahime yapışma olasılığının arttığı
sonucuna varılıyor.
Özetlemek gerekirse HLA-G,
embriyonun annenin sitotoksik lenfositleri tarafından tanınmasını ve naturel-killer
hücreleri tarafından yok edilmesini önlüyor.
Yapılan çalışmalara
bakıldığında HLA-G'nin gebelikte Th1/Th2 dengesini Th2 lehine değiştirdiği ve
bunun embriyoyu annenin bağışıklık sistemine karşı koruduğu düşünülüyor. Konu
hakkında yapılan bazı araştırmalar sonucunda HLA-G salgılayan bazı embriyorlar
transfer edildiğinde gebelik oranının anlamlı olarak yükseldiği görüldü.

Yönteme teorik olarak
bakıldığında HLA-G'nin embriyo seçiminde iyi br kriter olduğu düşünülüyor. Ancak
bu konuda henüz yeterli çalışma bulunmuyor. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda
HLA-G salgılayan ve HLA-G salgılamayan embriyolar genel olarak karşılaştırıldı.
Bunun sonucunda salgılayan grupta gebelik oranlarının daha yüksek olduğu görüldü.

Burada üzerinde durulması
gereken en önemli nokta yapılan çalışmalar esnasında hastaların büyük bölümüne
HLA-G salgılayan embriyoların yanı sıra salgılamayanların da transfer edildiği.
Bu nedenle gebeliğin hangi embriyonun transferinden kaynaklandığını kesin olarak
saptamak mümkün değil.
Kesin sonuçların elde
edilmesi için hastalara sadece 1 embriyo transfer edilmesi ve HLA-G salgılayan
grupla salgılamayan grupların karşılaştırılması gerekiyor.

HLA-G ile ilgili
sonuçları özetleyecek olursak:

HLA-G konusunda yapılan araştırmalar ışığında, embriyo seçimi için
umut verici, ancak kesin yargılara varmak için henüz erken olduğu
söylenebilir.
HLA-G salgılaması ile embriyoların şekil ve bölünme hızları
arasındaki ilişkinin araştırmalarla kesin olarak ortaya konması gerekiyor.

Bu yöntemin yumurtası az olduğu için hamile kalamayan hastalara
herhangi bir faydası olmayacak. Çünkü bu hastalara çoğunlukla elde edilen
embriyoların büyük bir bölümü transfer ediliyor. Buna karşın embriyo sayısı
fazla olan hastalarda embriyo şekil ve bölünme özelliklerine göre yapılan
seçim kriterlerine üstünlüğünü gösteren çalışmaların yapılması gerekiyor.
Bunun nedeni yapılan çalışmalarda HLA-G salgılayan embriyoların transfer
edilmesi ile elde edilen gebelik oranlarının, embriyo sayısı fazla olan ve
klasik yöntemlerle embriyo seçimi yapılan iyi hasta grubundakinden farklı
görünmüyor olması. Örneğin özellikle 30 yaşın altında olan ve 5.günde
blastosist transferi yapılan hasta grubunda zaten %70 gebelik oranı elde
ediliyor.
Embriyo şekil ve bölünme hızlarına göre yapılan embriyo seçimi ile
sadece HLA-G salgılamasına göre yapılan seçim kriterlerinin araştırmalarla
kanıtlanması gerekiyor.
Bugüne kadar yapılan çalışmalar ışığında HLA-G'nin embriyo seçimi
için tek başına bir kriter olmadığını, ancak klasik yöntemlere ek olarak
kullanılabileceğini söylemek mümkün. Ülkemizde kliniklerin büyük bir
bölümünde 3 embriyo transfer ediliyor. Bu durumda HLA-G ek bir kriter olarak
kullanıldığında gebelik oranını etkilemesi oldukça zor görünüyor. Ancak
çoğul gebeliklerin önlenmesi için tek embriyo transferi gibi bir zorunluluk
getirildiği takdirde yararlı olabileceği düşünülebilir.

Bu yazı Dr.Bülent Urman'ın
www.bulenturman.com sitesindeki HLA-G
Nedir, Tüp Bebek için Mucize midir?
yazısından uyarlanmıştır

http://www.tupbebek.com/?name=News&file=article&sid=285