23/07/2010 derya
Yorumlar (0)
lpg, ile, anti, sellulit, tedavisi, devrimi
LPG yöntemi Cellu M6 teknolojine sahip eğitilmiş ve uzmanlaşmış sağlık ve güzellik uzmanları tarafından uygulanan anti selülit tedavisi şeklidir. Şimdiye kadar dünya çapında 100 milyonu aşkın tedavide uygulanmıştır. Cellu M6 keymodüle yüksek teknolojiyle özellikle hypodermal yağ hücreleri üzerinde etkin pozitif değişiklikler sağlanmaktadır. Cilde uygulanan negatif basınçlı jimnastik hareketleri bağ dokusunun yeniden düzenlerken, kan ve lenf dolaşımını düzene sokmakla metabolik artıkların uzaklaştırılmasını sağlar. Sonuç daha ince, hatları daha belirginleşmiş bir vücut, daha sıkı ve düzgün cilt oluşumudur. Ağrısız non-invazif bir işlem olan LPG yöntemiyle hastalar kendilerini rahatlamış ve daha sağlıklı hissetmektedir. Hiçbir kimyasal maddenin uygulanmadığı tedavide cilt ve cilt altının doğal görevlerini yerine getirecek şekilde aktive edilmesi ve düzenlenmesi sağlanır.
Yaklaşık 35 dakika süren ve haftada iki defa uygulanan seanslar için hastaya modern ve şık özel LPG giysisi verilir. LPG tekniğiyle elde edilen başarılı sonuçlar, uygulama öncesi ve sonrası alınan ölçümler ve fotoğraflarla değerlendirilebilmektedir. Ortaya çıkan değişimler, vücut yapısına bağlı olarak en fazla gereksinim duyulan bölgeler üzerine yoğunlaşılarak sağlanmaktadır. Ayrıca, dinlendirici ve gevşetici etkileriyle Endermoloji, benzersiz bir stres giderme aracıdır.
Selülitlere karşı mücadelenizde dostunuz, sağlığınızın kaynağı LPG, her yaşta kadının faydalanabileceği zamanın yıpratıcı etkilerini geri çeviren etkili bir tedavi yöntemidir. Zamanla dolaşım probleminin artması sonucu selilütün tipik görüntüsü olan portakal kabuğu görüntüsünün oluşması ve cildin elastikiyetini kaybetmesine yol açar. LPG yöntemiyle cildin mikrodolaşımı yeniden sağlanmakla bağ dokusunun kendini tamir etmesine yardım etmekte böylece cildin tonu ve görünümüne katkı sağlamaktadır.
23/07/2010 derya
Yorumlar (0)
lpg, yontemi, kilo, vermeye, yardimci, olur
Sellülitlerin üzerinde olduğu kadar cildin kalitesi ve görüntüsü üzerine faydaları belli ölçüde kilo kaybınada sebep olabilmektedir
23/07/2010 derya
Yorumlar (0)
meme, yumurtalik, kanseri, icin, riskiniz, olup, olmadigini, ogrenmek, lutfen, asagidaki, sorulari, yanitlayiniz..
1. 50 yaş öncesi dönemde meme kanseri teşhisi aldınızmı?
2. Herhangi bir yaşta yumurtalık kanseri teşhisi aldınızmı?
3. Akrabalarınız arasında 50 yaş öncesi dönemde meme kanseri teşhisi alan varmı?
4. Akrabalarınız arasında herhangi bir yaşta yumurtalık kanseri teşhisi alan varmı?
5. BRCA1 veya 2 Mutasyon taşıyıcısı olduğu bilinen herhangi bir akrabanız varmı?
Eğer cevabınız bu sorulardan herhangi bir tanesi için ‘EVET’ ise
Kanser Riskinizi öğrenmek için mutlaka doktorunuza veya Genetik Hastalıklar Tanı merkezimize başvurunuz.
23/07/2010 derya
Yorumlar (0)
sigarayi, birakanlar, nasil, beslenmeli
-Sigarayı bıraktıktan sonra başta tatlılar olmak üzere, abur-cubur alışkanlığı kazanmayın
-Yüksek kalorili ve aşırı yağlı, cips, çikolata, gofret, şekerlemelerden uzak durun
-Özellikle çiklet tüketiminin artış gösterdiği bu dönemde şekerli çikletler yerine, şekersiz olanları tercih edin
-El alışkanlığını baskılamak için kuruyemiş tüketiminizi arttırmayın
-Genellikle boş kalınan zamanlarda artacak atıştırma isteğinizi hobiler edinerek engelleyin
-Tek tip beslenmekten kaçının
-Öğünlerinizde besin çeşitliliği sağlayın
-Bir öğünde aşırı miktarlarda besin tüketmeyin
-Ağır ve yağlı yiyecekler yemekten kaçının
-Gün içinde sık sık ve az beslenin (Böylelikle atıştırma ihtiyacı duyduğunuzda gün içi enerji tüketiminiz çok artmamış olacaktır)
-Bu atıştırmalarda işlem görmüş gıdalar yerine meyve tercih edin
-Posa tüketiminizi arttırın
-Öğünlerde sebze ve salata tüketmeyi ihmal etmeyin (Böylelikle acıkma süreniz düzenlenecek ve atıştırma ihtiyacı duymayacaksınız)
-Sadece ana öğünlerle değil, ara öğünleri de tüketerek beslenin
-Ana yemeklerde ve ara öğünlerde süt ve yoğurt tüketimini ihmal etmeyin
-Öğünlerini düzenli olarak aynı saatlerde tüketmeye özen gösterin
-Her bireyin metabolizmasının, beslenme alışkanlıklarının, yaşam tarzının farklı olduğunu unutmayın. Bireye özgü beslenme programınız için mutlaka bir beslenme ve diyet uzmanın ile görüşün.
23/07/2010 derya
Yorumlar (0)
sigarayi, birakanlara, tavsiye, edilebilecek, ornek, monu
Sabah : Peynir, domates-salatalık, zeytin, ekmek
Ara öğün: Meyve
Öğle: Et Yemeği, pilav veya makarna, ayran, ekmek
Ara öğün: Peynirli Sandviç veya bisküvi
Akşam : Çorba, sebze yemeği, yoğurt, ekmek
Ara öğün: Meyve
23/07/2010 derya
Yorumlar (0)
kisirlik, ciftlerin, iliskisini, nasil, etkileyebilir
Her yaşamsal kriz gibi çocuk sahibi olamamakta çiftler arasındaki etkileşimi etkiler. Çiftlerin bu durum karşısında gösterdikleri psikolojik tepkilere bakıldığında, eşlerin birbirlerine çok yakın hale geldiği (uyumlu birliktelik) ya da kendilerini ciddi bir ilişki problemi içinde bulundukları (düşmanca birliktelik) gözlenebilir. Uyumlu birlikteliği tercih eden çiftler, ilişkinin olumsuz taraflarını tehdit edici olarak algılar ve olumsuz herhangi bir duygu ve düşünceyi ilişkiye getirmezler. Başka bir deyişle, normal aile uyumlu olur ve kısırlık tedavisi ise bu mutlu tablonun düşmanıdır. Öte yandan düşmanca birliktelik yaşayan çiftler ilişkinin olumlu taraflarını kaybederek, ilişki içindeki olası problemleri çocuk sahibi olamamalarının nedeni olarak düşünürler. Böylelikle çocuk sahibi olmak ilişkinin kurtarıcısı haline gelir.
14/07/2010 derya
Yorumlar (0)
ileri, yas, gebeliginde, bebegi, bekleyen, riskler
İleri yaşta anne olmak sadece hamileler açısından değil bebekler açısından da riskler taşıyor. 35 yaşın üzerinde oluşan gebeliklerde ortaya çıkan önemi sorunlardan biri de artmış kromozom anormalliği olasılığıdır. Bunlar arasında Down sendromu (mongolizm) önemli bir yer tutar. Annede oluşan gebeliğe bağlı hastalıklar, gebeliğe bağlı hipertansiyon ,şeker hastalığı ve plasental anormallikler nedeniyle bebeğin erken doğurtulduğu durumlarda bebek erken doğumdan kaynaklanan risklere maruz kalmaktadır.
14/07/2010 derya
Yorumlar (0)
ileri, yas, gebeliginde, anneyi, bekleyen, riskler
Bilim alanında yaşanan gelişmeler sonucu yardımcı üreme teknikleri ile hamile kalan kadın sayısında büyük bir artış var. Yıllarca hamile kalamamış pek çok kadın bu yolla hamile kalmanın mutluluğunu yaşıyor. Bunun doğal sonucu olarak ileri yaş gebelikleri daha çok görülüyor. Öte yandan kadınların sosyal ve iş yaşantısında giderek artan rollerinin evlenme ve anne olma yaşını ilerilere çektiği bir gerçek. İşte bu açıdan her geçen yıl bir öncesine oranla daha fazla sayıda ileri yaş gebeliği yaşanıyor. İleri anne yaşı olan gebelerde gebeliğe bağlı hipertansiyon, şeker hastalığı, peripartum kardiyomyopati (doğum öncesi ve sonrası dönemde gelişebilen kalp yetmezliği ), doğum sonrası kanamalar , plasental anormallikler, erken doğum, ölü doğum ve artmış sezaryen oranı dikkati çeken başlıca problemler arasındadır. Anne yaşının artmasıyla gebelikte diğer sistemik hastalıklar olma şansı da artmaktadır. Ancak ileri yaşta olmasına rağmen, genel sağlık durumu normal olan hastalarda bu risk minimale indirilebilir.
14/07/2010 derya
Yorumlar (0)
halk, arasinda, yerlesmis, bazi, inanclar, var., ornegin,, annenin, sut, icmesi, bebege, yapar,, tuzlu, besinlerin, ayaklarini, sisirir, gibi., bunlarin, dogruluk, derecesi, nedir
Bunlar kesinlikle yanlıştır. Süt içilmesi kalsiyum alımı için önem taşır. Ama fazla süt alınırsa kramplar artacaktır. Sütün içinde fosfor vardır. Fazla süt alınması kramplara yol açar. Gebelik döneminde bacaklarda oluşan ödemle tuzun direkt ilgisi yoktur. Ödem gebelikteki ağırlığın artışına bağlı olarak gelişir. Ya da gebelik zehirlenmesi gibi problemlerde meydana gelir. Bunların yanısıra bir de kadınlar arasında beslenme biçimiyle cinsiyet tayini yapılabileceği düşüncesi yaygın. Beslenmeyle de cinsiyet tayini arasında bir bağlantı bulunmuyor.
14/07/2010 derya
Yorumlar (0)
hamilelikte, yeterli, kilo, almasina, ragmen, bebegi, saglikli, gelisemeyen, kadinlara, hangi, tedavi, bicimleri, uygulanir
Gebenin takibi sırasında yeterli kilo almasına rağmen bebekte bir gelişme bozukluğu tespit edilirse her şeyden önce bebekte bir problem olup olmadığı anlaşılmalıdır. Bebek bir perinatolog tarafından görülmelidir. Tedavi nedene yönelik olarak yapılmalıdır. Eğer bebekte bir sorun yoksa anne adayının sistemik hastalıkları olup olmadığı araştırılmalıdır. Annenin diyabet, gebelik zehirlenmesi gibi bir hastalığı olmadığı belirlenmelidir. Bebekte gelişme geriliği varsa yaşayabilecek duruma geldiği zaman sezaryenle çıkarılmalıdır. Bu sayede bebek gelişmesini dışarıda tamamlayabilir.